Hikâyemiz
Herkese merhaba,
Okuduğunuz bu blogda anlatılanlar tamamen yaşanmış, gerçek hikâyelerdir. İsimleri değil ama ilk tanışmamızda birbirimizin kullandığı lakaplara (hala kullanıyoruz) yer vererek yaşananları anlatmaya çalışacağım. Bu hikâyenin yazarı ben, Gog. Diğer kahramanı yani hayatımın yarısı ise Sev.
Bizim hikayemiz, 7 Kasım 2018 Çarşamba günü, İspanya'nın Madrid şehrinde başladı. Işığa açılan kapı anlamına gelen Puerta Del Sol'de ilk kez buluştuk. 13 Mart 2020 gece yarısı bir telefon konuşmasıyla bitti ve birbirimizi en son Sabiha Gökçen Havaalimanı'nda gördük. 23 Şubat Pazar sabahı saat 09:00 civarıydı. Sev o gün bana kızgın bir şekilde pasaport kuyruğuna girdi. Kim bilebilirdi ki, o gün son kez görüşeceğimizi.
18 Mart Çarşamba günü, Sev'in avukatının aramasıyla 24 Ağustos'ta başlayan evliliğimizin artık bittiğini ve boşanma davası açıldığını öğrendim.
İlk tanıştığımızdan, son görüştüğümüze güne kadar Sev'i hep sevdim, artan bir sevgiyle... Ama ikimizin de farklı karakterleri, belki de geçmişten gelen travmaları nedeniyle yapamadık. Flört ve evlilik olarak ikiye ayrılan bu sürecin her anı benim için güzeldi. Zira bir insanı sevmek ve ona sarılmak kadar güzel bir şey yok.
Bu bloğu da, ona söyleyemediğim şeyleri yazıya dökmek için açtım.
Bir gün okur mu, bilmiyorum.
Nereye kadar yazabilirim, bilmiyorum.
Ama neden yazdığımı biliyorum:
Seviyorum çünkü...
Okuduğunuz bu blogda anlatılanlar tamamen yaşanmış, gerçek hikâyelerdir. İsimleri değil ama ilk tanışmamızda birbirimizin kullandığı lakaplara (hala kullanıyoruz) yer vererek yaşananları anlatmaya çalışacağım. Bu hikâyenin yazarı ben, Gog. Diğer kahramanı yani hayatımın yarısı ise Sev.
Bizim hikayemiz, 7 Kasım 2018 Çarşamba günü, İspanya'nın Madrid şehrinde başladı. Işığa açılan kapı anlamına gelen Puerta Del Sol'de ilk kez buluştuk. 13 Mart 2020 gece yarısı bir telefon konuşmasıyla bitti ve birbirimizi en son Sabiha Gökçen Havaalimanı'nda gördük. 23 Şubat Pazar sabahı saat 09:00 civarıydı. Sev o gün bana kızgın bir şekilde pasaport kuyruğuna girdi. Kim bilebilirdi ki, o gün son kez görüşeceğimizi.
18 Mart Çarşamba günü, Sev'in avukatının aramasıyla 24 Ağustos'ta başlayan evliliğimizin artık bittiğini ve boşanma davası açıldığını öğrendim.
İlk tanıştığımızdan, son görüştüğümüze güne kadar Sev'i hep sevdim, artan bir sevgiyle... Ama ikimizin de farklı karakterleri, belki de geçmişten gelen travmaları nedeniyle yapamadık. Flört ve evlilik olarak ikiye ayrılan bu sürecin her anı benim için güzeldi. Zira bir insanı sevmek ve ona sarılmak kadar güzel bir şey yok.
Bu bloğu da, ona söyleyemediğim şeyleri yazıya dökmek için açtım.
Bir gün okur mu, bilmiyorum.
Nereye kadar yazabilirim, bilmiyorum.
Ama neden yazdığımı biliyorum:
Seviyorum çünkü...
Fuzuli’ye sormuşlar:
Sevmek mi daha güzeldir, sevilmek mi?
“Sevmek” demiş; “çünkü sevildiğinden hiçbir zaman emin olamazsın.”



Yorumlar
Yorum Gönder